Ana Sayfa      İletişim     Ziyaretçi Defteri     Resim Galerimiz     Muhtarlarımız
Sitemizden Duyurular :   Hoşgeldin 2009...                      BAŞSAĞLIĞI...                      Kurban Bayramınız Kutlu Olsun...                      HAYIRLI OLSUN...                      Dursunbey Çamköy durağında trafik kazası...                      Kepsutlu Süt Üreticileri Tarım Fuarına Katıldı...                      Köyümüzden Hacca gidecek olanlar...                      BAŞSAĞLIĞI...                      KÜÇÜKLER KÖYÜNDE HIRSIZLIK...                      Bunları Tanıdınızmı...                      BAŞSAĞLIĞI...                      Ramazan bayramınız kutlu olsun...                      Bu gün kadir gecesi...                      DARISI BEKARLARA...                      Küçükler Köyünde Hayır...                      Deprem söylentileri komisyon kurdurdu...                      Hoş Geldin 11 Ayın Sultanı Ramazan...                      KEPSUT VE ÇEVRESİNDEN HABER NOSTALJİSİ...                      PROF. DR. ALİ OSMAN GÜNDOĞAN ...                      Selami Düven Vefat Etti...                      İŞÇİ ALINACAK...                      Hacı Mustafa rahmetli eşi için, yıl hayrını yaptı...                      Miraç Kandiliniz Kutlu olsun...                      Orman Yangını kontrol altına alındı...                      Fethi Bayır'ın oğlunun sünnet töreni...                      Bedriye Aksoy Vefat etti...                      15. Suçıktı Şiir Akşamları 19 Temmuzda...                      Gülay Güler Vefat Etti...                      İnanılmaz Cinayet Sebebi...                      Mezitler köyünde traktör kazası...                      Köyde Sigara içenler azaldı...                      Gurbetciler akın akın geliyor...                      Kene Isırığı...                      Siteye Slayt bölümü ...                      Bu resimdekiler kim...                      Regaip Kandiliniz Kutlu Olsun...                      Gönüllerin Şampiyonu...                      Köyümüzün ilk memuru...                      Küçükler Köyünden Muzaffer DEMİR...                      CEVAT AKKANAT İSTANBULLU ŞİİRSEVERLERE SESLENECEK…...                      Balıkesirliler Hıdırellez şenliğinde buluşuyor...                      Geçmiş Olsun...                      Geçmiş olsun...                      Geçmiş olsun...                      Köye kütüphane açıldı...                      GELENEKSEL OLARAK YAPILAN KÖY HAYIRI ...                      Fenerbahçe karnavalı ...                      Fenerbahçe spikeride ağlattı ...                      MEYVE BAHÇESİ TESİSİ...                      Mevlüt kandiliniz kutlu olsun...                      Cevat Akkanat'ın Yeni Kitabı ...                      Köylümüz Orman muhaza memuru ...                      Köyümüzden 88 /1 Askerler yolcu edildi...                      Balıkesir'de yük treni raydan çıktı...                      Balıkesirde Okullar 1 gün tatil...                      ULAŞTIRMA BAKANINDAN DURSUNBEY'E YOL MÜJDESİ...                      MEYVELERİN KABUĞU YORGUNLUĞUN PANZEHİRİ...                      KARACİĞER İÇİN YOĞURT YİYİN...                      Köy Yollarına Parke Taşı ...                      CEVAT AKKANAT SİVASLI ŞİİRSEVERLERE SESLENDİ...                      Kurban Bayramınız kutlu olsun...                      Mezarlık Ağaçlandırılıyor...                      Vefat...                      Kasım ayı boyunca yağan yağışlar yüzümüzü güldürdü...                      Balıkesir çiftetellisi...                      Melki Mevsimi Başladı...                      Forum Açılmıştır...                      Köyümüzün Deresi kurudu...                      Balıkesir beşik gibi sallanıyor...                      Balıkesirde Deprem...                      Balıkesir nihayet galip...                      Köyümüzdeki sülaleleler...                      Işıklar Köyü Telefon Rehberi...                      Dursunbeyin Hanları ...                      DURSUNBEYDE RAİF ERİŞ ANAOKULU TEMELİ ATILDI...                      Siteye Duyuru haber ekleme...                      Dursunbey Devlet Hastanesi Göz Dolduruyor...                   
    Ana Sayfa
    Fotoğraf Galerisi
    Haberler & Duyurular
    Ziyaretçi Defteri
    Gurur Tablomuz
    Şehitlerimiz
    Muhtarlarımız
    Köyümüz&köylümüz
    Telefon Rehberi
    Sülaleler
    Forum
    Resim Ekle
Videolar
Videoları izleyebilmek için ilgili videonun üzerine tıklayınız
2008 Hayır Slayt Videosu
2007 Hayır Slayt Videosu
Küçükler Köyünde Düğün
SLAYTLAR
Slaytları izlemek için salt okunuru seçin
2 ŞEY ÖNEMLİ
Kene K.K.K. hast
KÖPRÜ

 

 
 

Cevat AKKANAT

YILLAR VE YOLLAR BOYU …

  1. Lokomotif

Hâlâ saklarım.
Babam elinde sepeti, demiryolundan, işinden dönüyordu. Biz de patates tarlasından, işimizden...  Biz: Annem, ben ve eşeğimiz.
Araba Yolu diye adlandırdığımız yoldaydık.  Tarla yolu ile demiryolunun yolcuları olarak köye az bir mesafe kala nasıl olduysa bir araya geliverdik. Sanırım yolları kesişen bir bahçedeydik.
1970 yılıydı, henüz okula gitmiyordum. Patates tarlasından döndüğümüze göre mevsim yazdır. Böyle olmalıdır, çünkü o günkü konuşmalarımız, hatta birtakım fiillerimiz hep önümüzdeki mevsime yönelik idi. Önümüzdeki mevsim, sonbahar. Eylül gelecek, okullar açılacak.
Okullar açılmayacak, ben okula başlayacağım. Bu yüzden Araba Yolu’ndaki konuşmalarımız okul, okumak bahisleri üzerine. Tabii ki merkezde olan benim. Benim üzerimden hayatiyet kazanıyor cümleler. En can alıcı cümle ise bir soru anlamı taşıyordu ve yarın büyüyünce ne olacağım küçük bir testle belirleniyordu:
Bir an, babam göğüs cebinden çıkardığı çelik gövdeli tükenmez kalemini elime tutuşturuyor… Zor zapt ettiğim kalemin elimdeki duruşuna, parmaklarımla olan ünsiyetine bakıyor...
Hâlâ saklarım. Saklamam, her daim yanımda taşırım.
Babamınkisi bir güdüleme yöntemi. Şimdilerde PDR’ciler, pedagojik formaliteciler çırpınıp dursun…
“Öğretmen olacaksın!” diyor babam. İçime ukde, hayır köz düşürüyor. Değil, kendi ukdesini ruhuma devrediyor. Bir demiryolu işçisi olarak babam, kendince, kendi sosyal statüsünün bir üst konumunu bana hedef gösteriyor. Bu bir tespit olamaz, bir teklif, bir tavsiye, bir özlem. Reddi yok, ya olacaksın, ya olacaksın…
Babamın kalemi. Hâlâ taşırım.
Nereden nereye, 1970’te henüz ilkokula başlamamış bir çocuğun içine öğretmenlik ateşi düşüren bir baba ve onun kalemi…
Nereden nereye… Bu kalem, 1991’de, sekiz yıl süren eğitim fakültesi maceramı tamamladığımı mezuniyet belgesiyle kendisine ispat ettiğim günün gecesinde vefat eden babamdan bana kalan en önemli mirastır.
İnanılacak gibi değil, biliyorum. 1970’ten 1991’e. Babamın aynı kalemi.
Ve bu kalem ile birlikte babam, benim ilk öğretmenlerimden birisi, lokomotif bir kişi…

  1. Taşlı Yolun Taksisi

1970’lerin bütün mevsimleri siyah beyaz idi. Eylüller ise solgun, yani daha bir siyah beyaz.
İlkokulun birinci sınıfını babamın bir prensibi sebebiyle çift dikişle geçiyorum. Okuyacağım ya, sağlam olması gerekiyormuş dikiş. Birinci sınıftaki ilmekler sıkı olurmuş… Hem babam hem de öğretmenim, benim de rızamı alarak yapıyorlar bu işi…
Halil İbrahim Aksoy, Nasuh Perperek ve Sedat Tunç benim ilkokuldaki öğretmenlerim… Halil İbrahim Bey kendi köylümüz. Nasuh Bey’in memleketi Eskişehir diye aklımda kalmış, sebebi bizden sonra Eskişehir’e tayininin çıkmış olması. Sedat Bey ise Çanakkale Bayramiç’tendi ve bizim köyde en uzun süreli görev yapan oydu.
Nasuh Perperek ise bize öyle uzun süreli bir öğretmenlik yapmadı. Sadece bir yıl.
Ama bu kısa sayılacak zaman içinde, bende önemli izler, etkiler ve pek tabii, hatıralar bıraktı.
Sözgelimi, o bir yıllık süre içinde beni çok ağlattı Nasuh Bey. İlginç bir husus, herhangi bir konuda birkaç cümleyle dokunuverirdi. Ve ben ağlardım. Alıngan, üstelik gözü sulu biriydim.
Bir başka husus, Nasuh Bey’in pazardan gelen ekmeklerini ve gazetesini kendisine benim ulaştırmışlığımdır. Şehirle iletişim halinde olan tek kişi babamdı. Demiryolu işçisi babam, hemen her gün, istisnasız, Balıkesir’den gelen posta treninden teslim aldığı “akça ekmek”leri ve gazeteleri Nasuh ve Sedat Beyler için köye getirirdi. Ben de onları evlerine götürür, teslim ederdim. Bu getir götür işine bayılırdım. Şunun için: O yıllarda iyi ders çalışalım diye zaruretler hariç sokağa çıkmamıza mani olunurdu. Köy yerinde tutmayacak olsa da tatlı bir yasak… İşte ben bu ekmek teslimi geliş gidişleri sırasında sokağa çıkmış olur, fırsattan istifade, sokağın tadını çıkarırdım…
Nasuh Bey’in bende ve tahmin ediyorum o yıl okuttuğu bütün arkadaşlarımda bıraktığı en önemli iz Taşlı Yolu temizleme çalışmaları sırasındaki güdülemeleridir…
Taşlı Yol, Araba Yolu’na göre biraz daha kestirme bir yoldur. Bu yol, adını üzerindeki taşlardan alır. Aslında bir sel suları yatağı konumundaydı. İki dağın kesişim noktasında, derince bir vadide. Ancak yayaların kullanabileceği bir yol olarak da kullanılırdı. Hâlâ kullanılır…
Araba Yolu’nu ise arabalar kullanırdı. Arabalar yani iki öküzün çektiği kağnılar. Sonra sonra traktörler geçmeye başladı üzerinden. Bir de haftada, ayda bir köye uğrayan resmî, askerî arabalar…
İşte öğretmenimiz Nasuh Perperek bir yıl kaldığı köyümüzden ayrılırken bir yol efsanesi bıraktı bizlere.
Nasuh Bey, bu efsaneyi birkaç uygulama ile oluşturdu zihnimizde.
Taşlı Yol Efsenesi: Öğretmenimiz bizi arada bir gezi ve gözleme çıkarıyor, bu arada bir fırsatını bulup Taşlı Yol’un taşlarını temizletiyordu. Temizletme dediysem, o yığın yığın taşları kucaklayıp yahut sırtlayıp uzaklara götürdüğümüz sanılmasın. Taşları yolun kıyısına, ‘ak’ yahut ‘kara’ sıfatlarını başına eklediğimiz ‘peynar’ makiliklerinin aralarına atardık.
Diyeceksiniz ki bunun neresi efsane. Şurası: Nasuh Bey bizi güdülemek için esrarengiz bir cümle kurardı. Sadece bir cümle: “Gelecek yıl köye taksiyle geleceğim ve onu bu yolda süreceğim!”
Taksi, evet, 70’lerde büyük bir olay. Seneye bu yoldan köye çıkacak taksinin düşlerini kurar ve büyük bir zevkle işe sarılırdık.
Taksi, hayır, bu benim için bildiğimiz bir motorlu araç değildi. Bundan daha ötede, ulaşmamız için önerilmiş bir manevî hedef, ölümsüzlüğe ulaştıracak bir iksirdi.
Bunu böyle bildim ve bırakın taksiyi, ertesi yıl köyümüze kendisi dahi gelmeyen öğretmenim Nasuh Perperek’i yıllar boyu kendimde var ettim… Bugün, 44 yaşında, mesleğinde yarı yolu geçmiş bir öğretmenken olduğu gibi…

 

 

 

BAŞARILI BİR KÖYLÜMÜZ  
Abdurrahim AKKAYA
1979-
Özgeçmişi:
 1979 yilinin 8 Nisan Pazar günü Balikesir’de dogdu. Babasinin ( Kamil AKKAYA) imamlik görevi dolayisiyla gittigi Kepsut Mezitler köyünde ilkokulu bitirdi. 1989 yilinda Balikesir Imam Hatip Lises ...

YAZARLARIMIZ
Cevat Akkanat Geçmişe dair bir yazı

 


11.Mayıs 2008 tarihinde yapılan
Köy hayırı ile ilgili Fotograflarını
görmek için Tıklayınız



Köyden manzaralar için tıklayınız

 

DOST SİTELER
Komik Video
Küçükler köyü
Mezitler köyü
Cevat Akkanat

Kepsut

 
 
 
Kepsut Işıklar Köyü 2007 Her hakkı saklıdır. Site ile ilgili görüş ve önerileriniz için info@kepsutisiklar.com adresine e-posta atabilirsiniz.